2 Mayıs 2021 Pazar

Kadın Hastalıklarına Hangi Bitki İyi Gelir?

Aslanpençesindeki yağ asitleri, selüloz, etken madde, gliko protein, tanen gibi maddeler içeren şifalı bir bitki olduğu belirten uzmanlar "Aslanpençesinin bine yakın türü bulunmaktadır. Ilıman iklimlerin etkin olduğu neredeyse her ülkede yetiştiriciliği yapılmaktadır. 

Boyu 35-50 santim arasında değişmektedir. Çiçekleri sarıdan yeşile doğru farklılık gösterir. Uzun yıllardan beri bitkisel tedavide etkin olarak kullanılır. Halk arasında harmani otu, pelerin otu, şebnem otu, aslanyağı otu olarak da bilinmektedir".

Aslanpençesi bitkisinin kadın hastalıklarına iyi geldiğini ve menopoz döneminde görülen stres, terleme, gerginlik ve ruhsal sıkıntı gibi durumları en aza indirdiğini söyledi. Aslanpençesi bitkisinin kadın hastalıklarına iyi geldiğini ve menopoz döneminde görülen stres, terleme, gerginlik ve ruhsal sıkıntı gibi durumları en aza indirdiğini söyledi.

Aslanpençesi bitkisinin kadın hastalıkları iyi geldiğini kaydederek, "Menopoz döneminde görülen stres, terleme, gerginlik, depresif, ruhsal sıkıntılı gibi durumları minimuma indirger. Aynı zamanda kadın hastalıklarından biri olan adet düzensizliğine de iyi gelir" dedi.Aslanpençesi bitkisinin çayının içilebileceğini belirten uzmanlar"Aslanpençesi çayı kadın hastalıkları için çok faydalıdır. 

Bir bardak kaynar suya bir tatlı kaşığı aslanpençesi otu eklenerek 5 dakika demledikten sonra içebilirsiniz. Aynı zamanda bebek sahibi olmak isteyen kadınlar her gün aslanpençesi çayı içmelidir. Kas hastalarına ve adet düzensizliğine de iyi gelen bir bitki türüdür" ifadelerini kullandılar.

Geçmişten bu güne kadar hala yeni çıkan bir çok hastalık adı duymaktayız. Kadınlar yaratılış gereği hastalığa daha çabuk sahip olurlar. Bitkisel çözümler aradığımız bitkileri çok dikkatli analiz etmeliyiz. Doğru ve yanlış kullanımında bir çok kapı açan bitkiler hangi hastalıklarda bize deva olurlar onları incelememiz lazım. 

Duyduğumuz bitkinin bir rahatsızlığınıza iyi geldiğini öğrenmiş olursunuz, arabanızda seyir halindeyken yol kenarında bu bitkiyi hemen kopartmayın. Bitkisel bir çözüm ararken, daha kötü sonuçlara yol açabilirsiniz öncelikle bir bitkiyi kullanacaksanız onun doğada var olduğu yeri bulmanız gerekir. 

Yol kenarlarında egzoz ve sanayi kalıntılarına maruz kalmış bitkiler, size yarardan çok zarar verir. Çok iyi güvendiğiniz bir aktardan bu bitkilerin nasıl temin edildiğini titizlikle sormalısınız. Kadınların korkulu rüyası olan menopoz dönemi başta gelir. 

Kabul edelim ki ergenliğin habercisi olan adet kanamasıyla kendini belli eden ve belirli bir yaştan sonra düzensizliğe giren bu dönemin yaklaşması, menopoz döneminin belirtisidir. 

Menopoz dönemine geç girmek için bir çok hormonal ilaç takviyesi kullanıldığı takdirde, sağlığı açısından zararlar vardır. Eğer doğada bitkisel çözümleri varsa muhakkak araştırarak bulmalı ve bedenimizi hormonal bozukluklardan korumalıyız. Menopoz döneminde kara yılan otu veya bir başka deyimle kadın otu bitkisi kullanılmalıdır. 

Bu bitkinin bileşenlerinde kadınların hormonlarını düzenleyen moleküller vardır. Ve menopozla ortaya çıkacak olan anormallikleri ortadan kaldırıyor. Menopoz dönemindeki bazı kadılar aşırı terleme ve hararetten şikayetçidir. 

Eğer kara yılan otu veya kadın otunu bu süreçte düzenli olarak kullanırsanız olası yan etkileri, bedensel ve ruhsal değişimleri en aza indirmiş olursunuz. Erken menopoz sinyalleri alıyorsanız hemen bu bitkiden temin etmelisiniz. Hormonal düzenleyici etkisi olduğu için menopoz sürecini geciktirirsiniz. 

Kadın Hastalıklarında Bitkisel Tedaviler Çörek otu menopoz ve düzensiz adetinizi rutine sokabilirsiniz eğer erken yaşta menopoza girdiğinizi düşünüyorsanız kanama görene kadar çörek otu çayı içmelisiniz. Kana gördüğünüz anda çörek otu çayını bırakın. 

Çünkü çörek otu ödem söktürücü bir özelliği de sahip olduğu için bu süreçte kanamanız normalin üstüne çıkabilir. Hayıt otu denilince aklınıza gelecek bütün kadın hastalıklarına şifa olduğunu anlayabilirsiniz. Bekar veya evli hanımları ayırt etmeksizin hayıt otu kullanımı sağlıklı bir süreç yaşamanızı, menopoz dönemine ise vaktinde girmenizde yardımcı olur. 

Dipnot düşmekte fayda var. Hayıt otunu asla erkekler kullanmamalıdır. Östrejen ve progesteron hormonlarını doğal olarak bünyesinde barındırdığı için bir erkeğin kullanımda istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Hayıt otu adet döneminde çok sancılı geçiren bayanlar için bulunmaz bir nimettir. 

Çok güçlü bir idrar söktürücü ve ödem atıcıdır. Belirli bir yaşa geldikten sonra Tahmini 35 ve üstü olan bayanlarda hayıt kullanımı hemen bütün hastalıkları önler, uzun ve sancısız bir süreçle en hafif bir şekilde bu süreyi atlatmalarına yardımcı olur. 

Hamilelik sürecinde nasıl ki ağrı kesici dahil hiç bir ilaç kullanmıyorsak faydalı olsa dahi bitkisel olan bütün şeylerden de uzak durmalıyız. Hamilelik döneminde hayıt kullanımı, düşük yapmanıza neden olabilir. 

Emziren annelerde günde bir bardak hayıt çayı kullanıldığın da ise sütünü çok fazla arttırmaktadır. Kadın Hastalıklarında Bitkisel TedavilerKısırlık ve hayıt kullanımı: Eğer gebe kalamıyorsanız ve sorunu tam olarak çözebilmiş değilseniz, 6 ay süre ile sabah, öğle, akşam, bir çay bardağı taze hayıt çayı içmelisiniz. 

Kadınlarda ki hormonal bozuklukları, içinde bulunan bileşenlerle tedavi ettiği görülmüştür. Yumurtlama döneminde, sağlıklı yumurta oluşturması için kullanılan hayıt otu kısırlık tedavisi için vazgeçilmez bir bitkisel destek ürünüdür.

Hayıt çayının hazırlanışı: bir avuç kadar tohum alır ve tahta bir havanla toz haline gelene kadar dövülür kaynayan bir bardak suya atılır, 10 dakika demlenir. Her kullanımda taze yapılması önerilmektedir.

Düzensiz beslenme ve hormonlu gıdaların tüketilmesi nedeni ile kadınlarda doğurganlık sorununun oluştuğunu belirtti. Kadınların en çok şikayette bulundukları hastalıkların başında adet düzensizliğinin geldiğini ifade eden, 

Aslanpençesi, civanperçemi ve hayıt tohumunun adeti düzenlediği ve sancılı geçmesini önlediğini kaydettiler. "Bugün Türkiye’nin dört bir tarafında yetiştirilen hayıt tohumu bu konudaki sıkıntıların giderilmesinde oldukça etkili. 

Ayrıca kadın hastalıklarına iyi gelen ve Türkiye’de yetiştirilen diğer bitkilerden biri de antibiyotik özelliğini taşıyan tüm ağrı ve sızılara iyi gelen civanperçemidir. 

Sarı kantaron, papatya ve testere dişli aslanpençesinin de regl dönemindeki sancıların önler. Kadınlar, bitkisel ilaçları kullanırken dikkatli ve yeterli bilgiye sahip olunmalı.

Regl dönemi'nin sancılı geçmesinin nedenlerinin başında, düzensiz beslenme, stres, antibiyotikler, doğum kontrol hapları ve kortizonlu haplar geldiğini anlatan uzmanlar, kadınların özellikle kahvaltılarını zamanında yapmaları ve düzenli beslenmeleri gerektiğini sözlerine eklediler.

Rahim içini temizleyen bitkiler Kadın rahmini temizleyen bitkiler Rahim hastalıklarına iyi gelen bitkiler Kadın hastalıklarına iyi gelen bitki çayı Kadın Hastalıkları iltihap bitkisel tedavi Rahime iyi gelen bitki çayları Rahime iyi gelen bitkiler Kadın hastalıklarına şifalı bitkiler nelerdir? Bu soruların cevabını da diğer yazımızda detaylı olarak bulabileceksiniz sağlıklı günler dileriz.

Tıbbi Bitkiler ve Şifalı Otların Tanıtımı ve Sağlık İçin Önemi

Şifalı Bitkiler, tarih öncesi dönemden çok önce tıbbi amaçlar için kullanılmıştır. Eski Unani el yazmaları Mısır papirüsleri ve Çin yazıları otların kullanımını anlatıyordu. 

Unani Hakims, Indian Vaids ve Avrupa ve Akdeniz kültürlerinin 4000 yıldan uzun süredir şifalı otları ilaç olarak kullandığına dair kanıtlar var. 

Roma, Mısır, İran, Afrika ve Amerika gibi yerli kültürler şifa ritüellerinde şifalı otları kullanırken, Unani, Ayurveda ve Çin Tıbbı gibi bitkisel tedavilerin sistematik olarak kullanıldığı diğer gelişmiş geleneksel tıbbi sistemler.

Bu şekilde formüle edilen ilaçların çoğu, yan etki veya reaksiyon içermez. Bitkisel tedavinin dünya çapında popülaritesinin artmasının nedeni budur. Tıbbi kaliteye sahip bu şifalı bitkiler, başka türlü iyileştirilmesi zor kabul edilen birçok dahili hastalığın tedavisi için rasyonel araçlar sağlar.

Aloe, Tulsi, Neem, Zerdeçal ve Zencefil gibi şifalı bitkiler birçok yaygın rahatsızlığı tedavi eder. Bunlar, ülkenin birçok yerinde ev ilaçları olarak kabul edilmektedir. Pek çok tüketicinin günlük yaşamlarında ilaç yapmak, siyah çay yapmak, pooja yapmak ve diğer faaliyetler için Basil (Tulsi) kullandığı bilinmektedir.

 "Bitki" kelimesi Latince "herba" kelimesinden ve eski bir Fransızca "herbe" kelimesinden türetilmiştir. Günümüzde bitki, odunsu olmayan bir bitkinin yanı sıra meyve, tohum, gövde, ağaç kabuğu, çiçek, yaprak, stigma veya kök gibi bitkinin herhangi bir bölümünü ifade eder. 

Daha önce, "bitki" terimi, ağaçlardan ve çalılardan gelenler de dahil olmak üzere, yalnızca odunsu olmayan bitkilere uygulanıyordu. Bu şifalı bitkiler aynı zamanda gıda, flavonoid, ilaç veya parfüm olarak ve ayrıca bazı ruhsal faaliyetlerde kullanılmaktadır.

Geleneksel tıp sistemleri pek çok açıdan yaygın olarak uygulanmaya devam etmektedir. Nüfus artışı, yetersiz ilaç tedariği, engelleyici tedavi maliyetleri, çeşitli sentetik ilaçların yan etkileri ve bulaşıcı hastalıklar için halihazırda kullanılan ilaçlara karşı direncin gelişmesi, bitki materyallerinin çok çeşitli ilaçların kaynağı olarak kullanımına olan ilginin artmasına neden olmuştur insan rahatsızlıkları.

Eski medeniyetler arasında Hindistan'ın şifalı bitkiler açısından zengin bir depo olduğu bilinmektedir. Hindistan'daki orman, büyük ölçüde ilaç ve parfümeri ürünlerinin üretimi için hammadde olarak toplanan çok sayıda tıbbi ve aromatik bitkinin ana deposudur. 

HİNDİSTAN'daki AYUSH sistemlerinde yaklaşık 8.000 bitkisel ilaç kodlanmıştır. Ayurveda, Unani, Siddha ve Halk (kabile) ilaçları, yerli ilaçların ana sistemleridir. Bu sistemler arasında, Ayurveda ve Unani Medicine en gelişmiş olanıdır ve Hindistan'da yaygın olarak uygulanmaktadır.

Son zamanlarda, WHO (Dünya Sağlık Örgütü), dünya çapındaki insanların yüzde 80'inin, temel sağlık bakımı ihtiyaçlarının bazı yönleri için bitkisel ilaçlara güvendiğini tahmin ediyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, yaklaşık 21.000 bitki türü şifalı bitki olarak kullanılma potansiyeline sahiptir.

Mevcut verilere göre, dünya nüfusunun dörtte üçünden fazlası, sağlık ihtiyaçları için esas olarak bitkilere ve bitki özlerine dayanmaktadır. Tüm bitki türlerinin% 30'undan fazlası tıbbi amaçlar için aynı anda veya başka şekilde kullanılmıştır. 

Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde bitkisel ilaçların toplam ilaçların% 25'ini oluşturduğu, Hindistan ve Çin gibi hızlı gelişen ülkelerde ise katkının% 80'e kadar çıktığı tahmin edilmektedir. Bu nedenle tıbbi bitkilerin ekonomik önemi, dünyanın geri kalanından çok 

Hindistan gibi ülkeler için daha fazladır. Bu ülkeler, modern tıp sisteminde kullanılan bitkilerin üçte ikisini sağlıyor ve kırsal nüfusun sağlık sistemi, yerli tıp sistemlerine bağlı.

Hiçbir yan etkisi olmadığı veya çok az olduğu için şifalı bitkilerle tedavi çok güvenli kabul edilir. Bu çareler, en büyük avantaj olan doğa ile uyumludur. Altın gerçek şu ki, bitkisel tedavilerin kullanımı her yaş grubundan ve cinsiyetten bağımsızdır.

Tıbbi bitkiler, ilaç geliştirmede, farmakopeyle ilgili, farmakopeyle ilgili olmayan veya sentetik ilaçların geliştirilmesinde kullanılabilen zengin içerik kaynakları olarak kabul edilir. Bunun bir parçası olarak, bu bitkiler tüm dünyadaki insan kültürlerinin gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. 

Ayrıca bazı bitkiler önemli bir besin kaynağı olarak görülmekte ve bu nedenle tedavi edici değerleri için tavsiye edilmektedir. Bu bitkilerden bazıları zencefil, yeşil çay, ceviz, aloe, biber ve zerdeçal vb.

Eski bilim adamları, şifalı bitkilerin yalnızca sağlıkla ilgili bir dizi sorunu ve hastalığı iyileştirmek için çözüm olduğuna inanıyorlardı. Aynı konuda kapsamlı bir çalışma yürüttüler, tıbbi değeri olan farklı bitkilerin etkinliği hakkında doğru sonuçlara varmak için deneyler yaptılar. 

Dünyanın çeşitli yerlerinde birçok bitki, onu bir şans sembolü olarak gösteren krallarını onurlandırmak için kullanılır. Şimdi, şifalı bitkilerin tıptaki rolünü bulduktan sonra, birçok tüketici ev bahçelerinde tulsi ve diğer şifalı bitkileri ekmeye başladı.

Öne Çıkan Yayın

Kadın Hastalıklarına Hangi Bitki İyi Gelir?

Aslanpençesindeki yağ asitleri, selüloz, etken madde, gliko protein, tanen gibi maddeler içeren şifalı bir bitki olduğu belirten uzmanlar &q...